7-8 Yaş Masalları Oku

7-8 yaş arası çocuklar için en güzel masalları keşfedin! Eğitici ve eğlenceli masal okumaları ile çocuklarınıza keyifli anlar yaşatın. Hemen şimdi masal dünyasına adım atın!

7-8 Yaş Masalları Oku: Uzaydan Gelen Misafir

Küçük kasaba çocukları için sıradan bir yaz gecesiydi. Herkes evlerinde ya da bahçelerinde oturmuş, sıcak yaz akşamının tadını çıkarıyordu.

Fakat on yaşındaki Can için bu gece diğerlerinden farklı olacaktı. Can, her gece olduğu gibi bahçedeki teleskobuyla yıldızları inceliyordu. Uzaya olan merakı, onu gökyüzüne her gece biraz daha çekiyordu.

Bir akşam, teleskobunu doğrulttuğu noktada, ışıkların olağandışı bir şekilde yanıp söndüğünü fark etti. Bu, alışılmışın dışında bir şeydi. Merakla teleskobun başına geçti ve dikkatle baktı.

Bir anda büyük bir ışık huzmesi gökyüzünden düştü ve gözden kayboldu. Heyecanla yerinden fırladı ve hemen ailesine haber vermek istedi, fakat kimse ona inanmayacaktı.

Can, ertesi sabah kasabanın hemen dışındaki ormanlık alana gitmeye karar verdi. Işıkların düştüğü yeri bulabileceğine inanıyordu. Sabahın erken saatlerinde ormanın derinliklerine doğru ilerlerken, büyük bir kraterin yanında duran parlak, küçük bir cisim fark etti.

Yaklaştığında, bu cismin aslında minik bir uzay gemisi olduğunu anladı. Gözlerine inanamadı. Gemi aniden bir kapı açtı ve içeriden küçük, mavi renkte bir uzaylı çıktı.

Bu uzaylı, Can’a doğru yürüdü ve sessizce gözlerinin içine baktı. Dilini bilmediği bir canlı olmasına rağmen, Can uzaylının dostça olduğunu hemen anladı. Uzaylı, küçük bir el hareketiyle Can’a selam verdi ve ona telepatik bir şekilde konuşmaya başladı.

İsminin Zibo olduğunu, kendi gezegeninde bir araştırma görevi için uzaya çıktığını ama bu gezegene yanlışlıkla indiğini anlattı. Zibo, Can’dan ona yardım etmesini istedi.

Can, Zibo’yu eve götürdü ve onun için bir plan yapmaya başladı. İkisi birlikte Zibo’nun gemisini tamir etmeye çalıştılar. Ancak bu görev, sanıldığı kadar kolay değildi.

Can, arkadaşlarıyla birlikte bu göreve yardımcı olmaları için Zibo’yu tanıttı. Başta inanmak istemeyen arkadaşları, Zibo’yu görünce büyük bir şaşkınlık yaşadı.

Bir hafta süren çabaların sonunda, Zibo’nun uzay gemisi tamir edildi. Zibo, gitmeden önce Can ve arkadaşlarına evrenin sırlarını gösteren küçük bir kristal verdi.

Bu kristal, geceleri parlak bir ışık yayarak onlara yıldızları daha yakından görebilme imkanı sunuyordu. Zibo, Can’a teşekkür etti ve gemisiyle uzayın derinliklerine doğru yol aldı.

Can, o geceden sonra teleskobuyla yıldızlara bakarken Zibo’nun gezegenini bulmayı hayal etti. Belki bir gün Zibo geri dönecekti. Ama o zamana kadar, Can her gece gökyüzünü izlemeye devam etti, bu sefer yalnızca yıldızlar değil, uzayın derinliklerindeki dostları için de.

Ve böylece, Can ve arkadaşları, uzaydan gelen bu misafir sayesinde evrenin ne kadar büyük ve gizemli olduğunu keşfettiler. Bu macera, onların hayatlarında unutulmaz bir iz bıraktı.

7-8 Yaş Masalları Oku: Dev Büyüklüğünde Kitap

Bir zamanlar küçük bir kasabada yaşayan Meral adında meraklı bir kız çocuğu vardı. Meral, kitap okumayı çok severdi. Küçük yaşına rağmen birçok kitaba sahipti ve her gün yeni bir şeyler öğrenmeye bayılırdı. Ama okuduğu kitaplar ona yetmez olmuştu; daha büyük, daha görkemli hikayeler arıyordu.

Bir gün, Meral kasabanın kenarındaki eski ve gizemli bir kütüphanenin varlığından haberdar oldu. Bu kütüphane uzun zamandır kimsenin ziyaret etmediği, tozlu raflarla dolu bir yerdi.

Meral, kütüphaneye gitmek için sabırsızlanıyordu. Ertesi gün, ilk iş olarak kütüphaneye gitmek üzere yola koyuldu.

Kütüphaneye vardığında, kapının üstünde yazılı olan “Bilgeliğin Sırları” yazısı dikkatini çekti. Kapıyı açtı ve içeri girdi. Kütüphane, eski ama görkemliydi. İçeride binlerce kitap vardı ve raflar tavana kadar uzanıyordu.

Meral, burada saatlerce kalıp tüm kitapları okumak istiyordu. Ama bir şey dikkatini çekti: Odaın ortasında devasa bir kitap duruyordu. Bu kitap, diğer kitaplardan çok daha büyüktü; neredeyse bir insan boyundaydı.

Meral, bu kitabın yanına yaklaştı. Kitabın kapağında “Dünyaların Hikayesi” yazıyordu. Meral merakla kitabın sayfalarını açtı. Ama bu, sıradan bir kitap değildi.

Kitabın içine daldığı anda, kendini bir anda başka bir dünyada buldu. Bu dünya, devasa ağaçlar, muhteşem göller ve inanılmaz yaratıklarla dolu bir yerdi. Meral, kendisini bir hikayenin içinde bulmuştu.

Bu dünyanın halkı, Meral’i gördüklerinde şaşırdı. Ona “Bilgeliğin Kütüphanesi’nden gelen misafir” dediler ve ona büyük saygı gösterdiler.

Bu dünya, her sayfası ayrı bir dünyaya açılan dev bir kitaptı. Meral, bu kitabın sayfalarını çevirdikçe farklı dünyalara seyahat edebiliyordu. Her dünya, farklı bir macera ve gizemle doluydu.

Bir sayfasında ejderhaların koruduğu bir hazine buldu, başka bir sayfasında ise kayıp bir şehri keşfetti. Meral, bu dünyalarda hem eğlendi hem de birçok şey öğrendi.

Ancak bir gün, kitabın sonuna gelmesi gerektiğini anladı. Çünkü hikayeler biterse, Meral de kendi dünyasına dönebilecekti.

Son sayfaya geldiğinde, kütüphane bekçisi olan yaşlı bir bilgeyle karşılaştı. Bilge ona, “Bu kitap, sadece meraklı ve öğrenmeye aç olanlara açılır.

Sen, hikayelerin sonuna geldin ve şimdi geri dönme zamanı” dedi. Meral, kütüphanede geçirdiği bu muhteşem macerayı hatıralarında saklayarak geri dönmeye hazırdı.

Bilge, Meral’e kitabın son sayfasını çevirmesini söyledi. Meral, son sayfayı çevirdiğinde kendini yeniden kütüphanede buldu. Kitap, eski yerine döndü ve Meral’e teşekkür etti. Kitap, bundan sonra da yeni meraklı okurlarını bekleyecekti.

Meral, bu macerayı kimseye anlatmadı, çünkü bu onun sırrıydı. Ama o günden sonra, okuduğu her kitapta yeni bir dünya keşfedeceğini biliyordu. Ve her kitabın bir kapı olduğunu, sadece doğru anahtarla açılacağını öğrendi.

Meral, kütüphaneden ayrıldıktan sonra bile kitap okumaya ve yeni dünyalar keşfetmeye devam etti. Çünkü bilirdi ki her kitap, devasa bir dünyanın kapılarını aralayabilirdi.

Hansel ve Gretel Hikayesi

Yorum yapın