Altın Orman ve Elmas Nehri

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, dünyanın en güzel ormanlarından biri olan Altın Orman varmış. Bu orman, adından da anlaşılacağı gibi, altın rengi yapraklarıyla herkesi büyülermiş. Ağaçların dalları öyle parlaktı ki, güneş vurduğunda sanki gökyüzüne altın ışıklar saçılırmış. Ormanın tam ortasından ise Elmas Nehri akarmış. Bu nehrin suları o kadar berraktı ki, içindeki elmaslar güneş ışığında pırıl pırıl parlar, adeta bir hazine gibi göz kırparmış.


Zeynep ve Küçük Sincap

Bu ormanda, Zeynep adında meraklı ve cesur bir kız yaşarmış. Zeynep, her gün Altın Orman’da gezintiye çıkar, Elmas Nehri’nin kenarında oturup hayaller kurarmış. Bir gün, nehrin kenarında küçük bir sincap görmüş. Sincap, ayağına bir diken batmış ve acıdan kıvranıyormuş. Zeynep hemen sincabın yanına koşmuş ve dikeni çıkarıp yarasını sarmış.

Sincap, Zeynep’e teşekkür etmiş ve ona bir sır vermiş:
“Zeynep, Altın Orman’ın en derin yerinde, Büyülü Ağaç var. Bu ağacın köklerinde, ormanın ve nehrin sırrı saklı. Ama oraya gitmek kolay değil. Yol boyunca birçok zorlukla karşılaşacaksın. Eğer cesaretin varsa, ben sana yol göstereceğim.”


Büyülü Ağacın Peşinde

Zeynep, sincabın peşine takılmış ve Altın Orman’ın derinliklerine doğru yola çıkmış. Yolda, dev çiçeklerle dolu bir tarladan geçmişler. Çiçekler, Zeynep’e gülümsemiş ve ona bir demet altın renkli çiçek vermişler. “Bunları yanında tut,” demişler. “İleride işine yarayacak.”

Daha sonra, kocaman bir mağaranın önüne gelmişler. Mağaranın girişinde, kocaman bir ayı duruyormuş. Ayı, Zeynep’e kükreyerek, “Buradan geçemezsin!” demiş. Zeynep, çiçekleri ayıya uzatmış ve “Lütfen bize izin ver. Amacımız sadece Büyülü Ağacı bulmak,” demiş. Ayı, çiçeklerin kokusunu içine çekmiş ve yumuşamış. “Peki, geçebilirsiniz,” demiş.


Büyülü Ağaç ve Sır

Sonunda, Büyülü Ağaç’a ulaşmışlar. Ağacın köklerinde, parlak bir kutu varmış. Zeynep kutuyu açmış ve içinden küçük bir not çıkmış. Notta şunlar yazıyormuş:
“Altın Orman ve Elmas Nehri, dostluk ve cesaretle korunur. Bu ormanın güzelliği, onu seven ve koruyanlar sayesinde yaşar.”

Zeynep, notu okuduktan sonra anlamış: Ormanın sırrı, onu seven ve koruyan insanlarmış. Sincap, Zeynep’e teşekkür etmiş ve “Artık sen de bu ormanın bir koruyucususun,” demiş.


Mutlu Son

Zeynep, ormana geri dönmüş ve herkese Büyülü Ağaç’ın sırrını anlatmış. O günden sonra, Altın Orman ve Elmas Nehri, Zeynep ve diğer koruyucular sayesinde daha da güzelleşmiş. Ormanın yaprakları daha parlak, nehrin suları daha berrak olmuş.

Zeynep, her gün ormanda gezintiye çıkmaya devam etmiş ve herkese ormanın güzelliklerini anlatmış. Ve onlar da mutlu mesut yaşamışlar.

Morali: Doğayı sevmek ve korumak, onun güzelliklerini yaşatmanın en büyük sırrıdır.


Bu masal, çocuklara doğayı sevmeyi ve korumayı öğretirken, aynı zamanda cesaret ve dostluğun önemini de vurgular. 😊

Yorum yapın